Suriyelilere vatandaşlık, halka sorulsun

MESUT ÇEVİKALP ANKARA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyelilere ‘vatandaşlık hakkı verilebileceği’ yönündeki açıklamasına konunun uzmanlarından tepki geldi. Akademisyenler, başı ve sonu hesap edilmeden, sadece ‘siyasi’ çıkarlar gözetilerek verilecek vatandaşlığın ülkeyi felakete sürükleyeceğini söylüyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık ‘müjdesi’ verdi. Erdoğan, İçişleri Bakanlığı bünyesinde konuyla ilgili bir ofis oluşturulduğunu, sürece yönelik bazı adımlar atıldığını aktardı. Ancak göç ve mülteci uzmanları saha anketlerine dayanarak, AKP’ye oy veren kitle dahil, toplumun ekseriyetinin sayıları 3 milyonu bulan mültecilere Türk vatandaşlığı verilmesine karşı çıktığına işaret ediyor.

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HÜGO) Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan, saha çalışmalarında toplumun büyük oranda, Suriyelilere vatandaşlık verilmesine karşı olduğunu vurguluyor. Doç. Dr. Erdoğan, hükümetin en başından bu yana Suriyelilere yönelik kapsamlı bir plan ortaya koyamadığını, bugün Suriyelilerle ilgili yaşanan sıkıntıların perde arkasında da Ankara’nın soruna anlık ve palyatif adımlar yaklaşmasından kaynaklandığını belirtiyor. Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin yüzde 90’ının kalıcı olarak yerleştiğini hatırlatıyor, hükümetin eninde sonunda Suriyelilerle yüzleşmek zorunda kalacağını aktarıyor. Ankara’nın Suriyelilere uyguladığı ‘açık kapı’ politikasıyla 3 milyonluk bir mülteci yükünün altına girdiğini kaydeden Erdoğan, Cumhurbaşkanı’nın Kilis konuşmasıyla hükümette alınan Suriyelilere vatandaşlık verme kararını ifşa ettiğine dikkat çekiyor.

Referandum ‘Hayır’ çıkar

Göç ve Mülteci Uzmanı Erdoğan, hükümetin 3 milyon Suriyeliye sığınmacıya vatandaşlık vermesi halinde, hiç beklemediği ciddi siyasi ve ekonomik sorunlarla yüzleşeceğine işaret ediyor. Vatandaşlık verme gibi ciddi bir meseleye, ‘1 milyon 800 bin yeni oy’ mantığıyla yaklaşılmaması gerektiğini vurguluyor. Hükümetin vatandaşlık verme kararını referandumla halka götürmesinin mantıklı olacağını, ancak o durumda oylamanın büyük oranda ‘hayır’ çıkacağını belirtiyor.

Ülkenin demografik yapısı tamamen değişecek

Sürecin deneme-yanılma mantığıyla ilerlememesi gerektiğine değiniyor. Erdoğan, “Sığınmacıların yaklaşık yarısı eğitimsiz. Dolayısıyla vatandaşlığa alınmaları durumunda Türkiye’ye sosyo-ekonomik katkıları pek az olur. Dahası vatandaşlığın hayata geçmesi durumunda ülkenin demografisi yüzde 4 oranında değişecek. Arap kimliği artacak. Buna rağmen illede vatandaşlık verilecekse Türkiye’de doğan 160 bin çocuktan başlanır. Ardından o çocukların ailelerine verilebilir. Ancak bu iş orada da kalmaz, vatandaşlık verilen Suriyeliler evlenme gibi doğal süreçlerle kendi akrabalarını da vatandaşlığı yayacaklardır. Bu noktada Ankara bir adım atmadan önce meseleyi kapsamlıca ele alıp, Türkiye’ye dönecek muhtemel ekonomik-sosyal maliyetleri hesaplamalı.”

Vatandaşlık nasıl verilecek belli değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyelilere ‘vatandaşlık’ verilebileceğini açıklaması tartışmaları da beraberinde getirdi. Muhalefet, Erdoğan’ı Suriyeliler üzerinden siyasi rant devşirmekle suçluyor. Vatandaşlık hakkının nasıl verileceği de bilinmiyor. Mülteci statüsü bile olmayan ve çoğunun ikamet izni dahi bulunmayan Suriyelilere mevcut yasaya göre mi yoksa yeni bir düzenlemeyle mi vatandaşlık verileceği belirsiz.

En fazla Suriyeli Şanlıurfa’da

Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı Haziran 2016 itibariyle 2 milyon 749 bin. Kayıt dışı olanlarla birlikte sayının 4 milyonu geçtiği tahmin ediliyor. Şanlıurfa, 401 bin Suriyeli’yi ağırlıyor. İstanbul’daki Suriyeli sayısı ise 394 bin. Türkiye, sadece Avrupa ülkelerinden gelenlere ‘mülteci’ hakkı veriyor. Dolayısıyla Türkiye’de kayıtlı olarak yaşayan Suriyeliler ‘mülteci’ olarak kabul edilmiyor.

ertan-efegil

Çıkacak sorunların altından kalkamazlar

Sakarya Üniversitesi’den Uluslararası İlişkiler Profesörü Ertan Efegil, Suriyelilere en başında mülteci statüsü tanımayan hükümetin bugün dönüp bu insanlara vatandaşlık verme hazırlığını tuhaf buluyor. Hükümetin kısa vadede, oy gibi geçici çıkarlar için Suriyelilere vatandaşlık vermesi halinde sonrasında altından kalkamayacağı ağır sorunlarla yüzleşeceğini öngörüyor. Vatandaşlık verilen Arap, Kürt ve Türkmen Suriyelilerin Türkiye içinde yerleşimlerinin mevcut hassas etnik demografiyi yaralayabileceğini belirtiyor. Suriyelilere vatandaşlık verilecekse de bunu diğer ülkelerin de kullandığı ev alma, yatırımda bulunma gibi bazı şartlara bağlanması gerektiğini vurguluyor. Efegil, “Suriye’den Türkmenler ile Kürt sığınmacılar bile aynı kampta barınamazken hükümet bu insanları kamplardan çıkarıp etnik faylar üstünde oturan doğu bölgesinde nasıl konuşladıracak! Dahası Türkiye vatandaşlığına geçen mültecilerin Suriye vatandaşlığını terk ettiğini nasıl bileceğiz? Yarın Esed rejimi bu insanlara uzaktan müdahale etmeyeceğinin garantisi de yok. Saha araştırmalarına göre Türkiye’de kalan Suriyeliler ekseriyette eğitimsiz, mesleksiz ve birikimsiz. Bu insanların vatandaşlığa alınması ülkeye ne kazandırır?” ifadelerini kullanıyor.

ÖZGÜR DÜŞÜNCE