Özgür Düşünce yazarı Nazlı Ilıcak siyasetin değişmesi için MHP’nin değişmesi gerektiğini yazdı. İşte Ilıcak’ın gerekçeleri:
Devlet Bahçeli, MHP’nin Seçimli Olağanüstü Kongresi’nin tarihini verdi: 10 Temmuz 2016. Tüzüğe göre, “Seçimli Kongre” yapılamıyor. Önce tüzük değiştirilmeli. Bahçeli, 10 Temmuz’da tüzüğün değiştirileceğini, ardından, kendisi de dahil diğer adayların MHP’nin Genel Başkanlığı için yarışabileceğini söylüyor.
Eğer ilk başta direnmese ve yeterli imza karşısında Olağanüstü Kongre’yi ilan etseydi, ne parti mahkemeye düşer ne de kendisi itibar kaybederdi. 10 Temmuz’daki Olağanüstü Kongre çağrısı, belli ki, başka çaresi kalmadığı için atılmış bir adım.
Tartışma sona ermedi… Zira ortada 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı var. Ona göre, bir Çağrı Heyeti teşkil edildi. Tüzük değişikliği için Olağanüstü Kongre’yi davet etme yetkisi bu heyete ait. Bahçeli 10 Temmuz diye ısrar ediyor; muhalifler mahkeme kararının uygulanmasını istiyor. Muhaliflerin dediği olursa, kongre daha erken toplanır; önce tüzük değişir, sonra da Genel Başkanlık seçimi için karar alınır.
Ne kadar erken, o kadar iyi. Zira güven o kadar sarsıldı ki, Genel Başkan adayları yeni bir ayak oyunundan çekinir hale geldiler.
Bahçeli taraftarları ise, Yargıtay kararının siyasi olduğuna, Bahçeli’nin, Başkanlık için AK Parti’yi desteklemeyeceği açıklamasından sonra geldiğine işaret ediyorlar. Bu izahat, beraberinde bir itirafı da getiriyor. O zaman, Yargıtay’ın kararını geciktirmesi de, Bahçeli’nin iktidara yakın durmasının bir karşılığıydı. Gerçekten de öyleydi. Havuz medyası ve iktidar milletvekilleri, MHP yönetiminden yana tavır aldılar. Fakat Bahçeli’nin AK Parti saflarında hareket etmesi, MHP tabanında öyle büyük bir tepki gördü ki, geri adım atmak zorunda kaldılar. Hemen ardından, oy birliğiyle Yargıtay, 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararını onadı.
MHP’deki değişim, Tayyip Erdoğan’ın elinden erken seçim silahını alır ve Başkanlık hayalini de gerçekleştirmesini engeller. AK Parti, anayasa değişikliği için 330 oyu bulamaz. Bulamadığı takdirde erken seçime gidebilecekti. MHP, genel başkanını değiştirirse artık buna cesaret edemez. Çünkü parlamentoda azınlığa düşer.
***
Farkında mısınız… Güzel günlerin habercisi pembe bir ışık düştü ufkumuza: Bir yandan, Amerika’dan gelen Rıza Sarraf haberi… Diğer yandan, MHP’nin yeni bir genel başkanla yola devam etme ihtimali… Biri 17 Aralık’taki operasyonun “darbe” değil, gerçek bir yolsuzluk olduğunu, kitlelerin biraz daha iyi anlamasına yol açacak. MHP’deki değişim ise, AK Parti’ye kerhen oy verenler için alternatif yaratacak. Nereye gitti Türkiye’deki merkez sağ oylar? Bu seçmen kitlesinin hiç değilse bir bölümü, MHP’ye yönelebilir. Bu gelişmeler, değişmez gibi görünen siyasi tabloyu etkileyip, AK Parti’nin tek başına iktidarını sonlandırabilir.





