BU BORÇLA HAYAT SÜRMEZ!
Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine göre tüketici ve konut kredisi kullanan kişi sayısı 20 milyon 40 bin kişiye, kredi miktarı ise 290 milyar TL’ye ulaştı.

Kredi kullanımı son bir ayda düşüş gösterse de son üç aylık dönemde yüzde 7 arttı. Krediler içinde en yüksek pay ise yüzde 68 ile ihtiyaç kredisinde.

Vatandaşın kredi borcu genelde uzun vadeli. SPK eski başkanı Doğan Cansızlar “Borç tüketim için alınıyor. Bunun sürdürülmesi imkansız” diyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekonomideki büyümeyi 4,8 olarak açıkladı ancak Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) raporuna bakıldığında büyümenin banka kredileri ile finanse edildiği görüldü. Rapora göre, tüketici kredisi ve konut kredisi kullanan toplam kişi sayısı 20 milyon 40 bin kişiye, kredi miktarı ise 290 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye’deki konut yani hane sayısının 21.6 milyon kişi olduğu düşünüldüğünde hemen her hanenin borç batağına saplandığı ortaya çıktı.

3 AYDA 20 MİLYAR TL

TBB’nin hazırladığı rapora göre, Ocak-Mart 2016 döneminde 2 milyon 331 bin kişiye, 20 milyar TL tutarında tüketici kredisi ve konut kredisi kullandırıldı. Kredi kullanan kişi sayısı ve kredi miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16 oranında bir azalış gösterirken bir önceki üç aylık döneme göre ise kişi sayısı yüzde 1, kredi miktarı ise yüzde 7 oranında arttı.

EN BÜYÜK PAY İHTİYAÇ KREDİLERİNDE

Ocak-Mart 2016 döneminde tüketici kredileri ve konut kredilerinin mal ve hizmet gruplarına göre dağılımında ihtiyaç kredileri yüzde 68 oranı ile en büyük paya sahip. Bunu sırasıyla, yüzde 30 ve yüzde 3 pay oranları ile konut ve taşıt kredileri izledi. Aynı dönemde 2 milyon 206 bin kişi yaklaşık 26 milyar TL tutarında ihtiyaç kredisi, 98 bin kişi 11,2 milyar TL tutarında konut kredisi ve 25 bin 648 kişi 1 milyar TL tutarında taşıt kredisi kullandı.

ASIL RİSK BANKALARIN ÜSTÜNDE

Sermaye Piyasası Kurulu eski Başkanı Doğan Cansızlar: Bankalar kendi iç kaynaklarıyla vatandaşa kredi sağlamıyor. Bankalar yurtdışından döviz cinsinden borçlanarak alıyor fonları. Uluslararası piyasada neredeyse negatife varan faizler var. Bankalar dışardan ucuz maliyetlere aldığı fonları yurtiçinde daha yüksek faizle veriyor. Ancak bu kur riskini de beraberinde getiriyor. Herhangi bir şekilde kurdaki aşırı hareketlenme bankaları ciddi sıkıntılara sokabilir. Aslında bankaların yurtdışından borçlanma miktarları arttı. Bunları iç piyasada kolay bir şekilde veriyor.

10 MİLYAR 572 BİN LİRA ÖDENMEDİ

Ocak-Mart 2016 dönemi içinde kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinde en fazla tercih edilen vade dilimi 25-36 ay oldu. Bunu 73 ay üzeri ile 49-72 ay vade dilimleri izledi. Bu dönemde yaklaşık 10 milyar 572 bin TL olan takipteki krediler idari artı kanuni tüketici kredileri ve konut kredileri toplamının yüzde 3,6’sını oluşturdu. Tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni takibe alınan kredi miktarı, 1 milyar 182 milyon TL olarak gerçekleşti. Söz konusu kredilerin yaklaşık yüzde 2’sini taşıt, yüzde 4,7’sini konut, yüzde 92,7’sini ihtiyaç kredileri ve yüzde 0,6’sını diğer krediler oluşturdu.

DURUM SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Cansızlar şöyle devam etti: Türkiye’de insanlar giderek daha fazla borç çekme eğilimine girdiler. Tüketim alışkanlığı artıyor ancak tasarruf yetersizliği de aynı oranda artmaya devam ediyor. Bankalar vatandaşa ellerindeki yurtdışından ucuz maliyetle aldıkları fonları çok rahat koşullarla veriyor. Tüketim arayışı eğiliminde olan vatandaş bunu bir ihtiyaç olarak görüyor. Bankalar sürekli arıyor, uygun koşullu kredi dağıtmaya çalışıyor. Bu yapı borçlanmanın kolaylaşmasını sağlıyor. Borç tüketim için alınıyorsa onun bir sürdürülebilirliği yok. Kredi daha fazla yatırım, gelir ve kazanç elde etmek için alınır. Ancak bizde tüketici kredileri oldukça yüksek; bunun sürdürülebilir bir boyutu yok.

MEYDAN GAZETESİ