Balyoz darbe planının kumpas olduğu gerekçesiyle başlatılan soruşturmada gazeteci Mehmet Baransu hakkında ‘depoda sakladığı belgeler’ iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Baransu aleyhine tanık olarak ifade veren eski eşi, iddianamede yer alan ifadesine göre bu belgeleri kendisi depoya koymuş. İddianamede ise hem Baransu’nun belgeleri depoda sakladığı bilgisi hem de eşinin ‘ben koydum’ ifadesi yer alıyor.
Balyoz darbe planını haber yaptığı için tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu, o dönem Taraf gazetesinde çalışan gazeteciler Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur ile gazeteci Tuncay Opçin hakkında hazırlanan iddianame mahkemeye gönderildi.
Baransu’nun Mart 2015 tarihinde tutuklandığı günlerde Balyoz darbe planıyla ilgili belgeleri eski eşinin evinin deposunda sakladığı şeklinde 155’e ihbar yapıldığı belirtilmişti. Bu kapsamda söz konusu adreste arama yapılmış ve bir takım belgelere el konulmuştu. Baransu’nun kavgalı boşandıkları eşi Esra Konur da tanık olarak ifade vermişti.
İddianamede, Baransu’nun gözaltına alınmasıyla ilgili olarak ‘suça konu bilgilerin boşandığı Esra Konur’un alt katındaki depoda saklandığına yönelik ihbar üzerine yapılan değerlendirmenin doğru olduğu, adreste yapılan aramada şüphelinin temin ettiği 1228 adet askeri yazışmalar, 2 adet balyoz ekleri yazılı dvd, 1 adet cd ele geçirilmiştir. Ele geçirilen belgelerin ‘çok gizli’ gizlilik dereceli Egemen Harekat Planına bilgiler içerdiği gibi ‘çok gizli’ ibareli Egemen Harekat planının da ele geçtiği, suça konu belgelerin emanete alındığı, Seferberlik Tetkik Kurulana ait belgelerin ilgili kuruma gönderildiği yazışmalardan anlaşılmıştır.” denildi.
Ancak aynı iddianamede, Baransu’nun eski eşinin ifadelerine de yer verildi. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle 2012 yılı Ağustos ayında boşandıklarını belirten Esra Konur, belgelerin el konulduğu adresin annesinin üzerine olduğunu kaydetti. Boşandıktan sonra Baransu’nun bu evden ayrıldığını anlatan Konur, “Evden ayrıldığında kendisine ait kişisel eşyalarını alıp gitti, ikamette kendisine ait kütüphanede kitapları, evrakları kalmıştı. Ben boşandığım günü eve geldiğimde evde kendisine ait kitap ve evrakları kolilere koydum ve kendisini telefonla arayarak evde kalan eşyaları kitap ve evrakları gelip almasını söyledim. Telefon ettiğim günü akşam geldi, kolileri aldı arabasına götürdü. 10’a yakın koli vardı. Arabasına sığmayan üç koli kalmıştı. Diğerlerini götürdü, onları da arabaya sığmadığı için ‘sonra alırım’ dedi.” diye konuştu.
Kolilerin kapı önünde kaldığını ve Baransu’nun tekrar gelip alacağını düşünerek eve almadığını belirten Konur, kolileri yangın merdivenine koyduğunu anlattı. Baransu’nun o tarihte gelip kolileri almadığını ifade eden Konur, “Daha sonra çocukları görmek için geldiğinde apartman görevlisi yangın merdiveninde kalan kolileri ne zaman alacağını söylemiş, Mehmet de kapıcıya ‘kalsın onlar gelip alacağım’ demiş. O tarihten sonra gelip almadı.” şeklinde konuştu.
Apartman yönetiminin yangın merdiveninde bulunan eşyaların kaldırılması kararı alması üzerine binanın iki kat altına her daire için ardiye yapıldığını söyleyen Konur, kapıcıya merdiven boşluğunda kalan 3 koliyi ardiyeye götürmesini söylediğini kaydetti. Kapıcının da kolilerle birlikte başka eşyalarını da ardiyeye indirdiğini ifade etti.
İddianamede hem Baransu’nun belgeleri depoda sakladığı bilgisine yer verildi hem de eski eşinin bu belgeleri kendisinin depoya koydurduğu ifadesi yer aldı.
YENİ HAYAT





