[Bu yazi 11 Nisan 2012 Tarihinda TARAF gazetesinde yayimlandi]

Pazartesi günkü yazımda, Süha Tanyeri’nin ifadelerinden çıkardığım ıslak imzalı belgelerden hareketle 1. Ordu’da yürütülen seminer için toplanan gerçek verilerin listelerinin nerede olduğunu sormuştum. Bu gün yine Tanyeri’nin ifadelerindeki çelişkilerden devam ederek yeni sorular soracağım.

Soruşturmacılar Süha Tanyeri’ne soruyor: “1nci Ordu Komutanlığının 07 ŞUBAT 2003 tarihli 1. ORDU PLAN SEMİNERİ- 2003” konulu mesaj emrinde; yine 1nci Ordu Komutanlığının 06 ŞUBAT 2003 tarihli N1. ORDU PLAN SEMİNERİ-2003” konulu emrinde yer alan 2.b.(3) bendinde belirtilen konuların arzı esnasında genel ifadeler kullanılmayacağı, değerlendirmelerin mutlaka somut verilere dayandırılacağı emri yer almaktadır. Bahse konu 06 ŞUBAT 2003 tarihli mesaj emrinde ilgili bölüme bakıldığında iç tehdit unsurları ve kolluk güçleri ifadesinin yer aldığı görülmüştür. İç tehdit ve kolluk güçleri ile ilgili değerlendirmelerin mutlaka somut verilere dayandırılmasının nedeni nedir? Bu konu ile ilgili hangi çalışmalar yapılmıştır? Açıklayınız.”


Bu belge de ISLAK İMZALI resmî yazılı belge. Seminer Planı yapanlara teamüllerin aksine “seminer sunumlarının MUTLAKA somut verilere dayandırılacağı” emri veriliyor.

Tanyeri’nin cevabı şu: “Tekrar etmek isterim ki 7 sene önce yazılmış bir emri şu anda görmediğim için hatırladığım hususları ifade edeceğim: Katıldığımız bir ast birlik seminerinde yapılan arzlarda genel ifadeler kullanılmıştı. Bunun üzerine de 1. Ordu Komutam çetin DOGAN tarafından mevcut olan konularda somut verilerin kullanılması emredilmişti. Yani ‘Kolluk kuvvetlerini emrime alırım’ tarzında bir ifadeden ziyade ‘Bölgemdeki kolluk kuvvetlerinin mevcudu budur, bunları şurda şurda şurda görevlendiririm’ mealinde bir emir vermiştir. Yukarıdaki hususun da bu manayı ihtiva ettiğini düşünüyorum.”

Seminer sırasında kaydedilen ses kayıtlarında da Balyoz sanıklarının kolluk kuvvetlerinin nasıl emirleri altına alınacağı anlatılıyor. Örneğin Emin Küçükkılıç; “Olaylara müdahale esnasında emniyet müdürlüğü, özel güvenlik teşkilatları askerin emrinde kullanılacaktır. Genel bir prensip olarak polis jandarma tarafından sevk idare edilecektir. İstanbul Jandarma Bölge komutanı İstanbul Emniyet Müdürlüğü faaliyetlerinin koordinasyonundan sorumlu olacak” diyor. Kaya Varol; “Komutanım özel güvenlik birimleri personelinin son durumları belirlenerek bu unsurlar öncelikle bölgedeki kendi hizmet verdikleri kritik tesis ve noktaların emniyetinde kullanılacak” şeklinde beyanda bulunuyor. Yüksel Yalçın ise; “İstanbul ilinde 30000 Polis, 5400 Jandarma, 12200 Özel Güvenlik elemanı olmak üzere toplam 47600 kolluk kuvveti görev yapmaktadır…, Kocaeli ile Sakarya illerinde 3700 Polis, 3000 Jandarma ile 1800 Özel Güvenlik elemanı görev yapmaktadır…, Bursa, Balıkesir ve Yalova İllerinde toplam 5300 Polis, 4800 Jandarma ve 3500 Özel Güvenlik elemanı görev yapmaktadır… Bilecik ilinde 570 Polis 860 Jandarma ve 240 Özel Güvenlik elemanı görev yapmaktadır. Bilecik ilinde kamu düzeninin Emniyet ve asayişinin bu kuvvetlerle sağlanabileceği değerlendirilmektedir” şeklinde rakamlar vererek konuşuyor.

Yani seminer sırasında tam da Çetin Doğan’ın emrettiği gibi gerçek verilerle rakamlar verilerek değerlendirmeler yapılıyor. Benzeri bütün plan seminerlerinde GERÇEK verilerin kullanılmadığını ancak bu seminerde ÖZELLİKLE GERÇEK verilerin kullanılmasının emredildiğini bir kez daha hatırlatıp şimdi hayati soruyu soralım:

Genel uygulamanın aksine Çetin Doğan’ın emri ile hazırlanan sunumların GERÇEK VERİLERİNİN listeleri nerede? Örneğin yukarıda örneklerini verdiğim, ses kayıtlarında ve ISLAK İMZALI belgelerde geçen polis, jandarma ve özel güvenlik personelinin listeleri nerede? Komutanın emri ile hazırlanması emredilen gerçek verilerin listelerinin, Balyoz sanıklarının da GERÇEK olduğunu kabul ettiği CD’lerde olmasını gerekmez mi? Yani ıslak imzalı bir belgeyle verilmiş bir emir var ortada. O halde Plan Semineri’ne katılanların bu emir gereği bölgelerindeki kolluk kuvvetlerinin mevcudu budur, bunları şurda şurda şurda görevlendiririm şeklinde listeler hazırlamış olmaları gerekir. Peki, bu listeler nerede? Ordu Komutanı’nın hazırlayın diye ISLAK İMZALI belge ile verdiği emre göre hazırlanması gereken listeler hangi CD içinde yer alıyor? Tabi ki 11. CD içinde. 11. CD içinde yer alan KOLLUK KUVVETLERI VE ÖZEL GÜVENLİK TŞKİLATLAR PERSONEL DURUMU, BURSA İLİ KOLLUK KUVVETLERİ VE ÖZEL GÜVENLİK TEŞKİLATLARI PERSONEL DURUMU, YALOVA İLİ KOLLUK KUVVETLERİ VE ÖZEL GÜVENLİK TEŞKİLATLARI PERSONEL DURUMU gibi başlıklarla yer alan listeler savunma tarafının gerçek olduğunu kabul ettiği diğer hiçbir CD’de yer almıyor.

Eğer benim tezim doğru ve 11. CD’de yer alan bilgiler Balyoz seminerinde kullanılan bilgilerse o halde Balyoz seminerinde yer alan ses kayıtlarındaki rakamlarla 11. CD’de yer alan dosyalardaki rakamların örtüşmesi gerekiyor. Bunun için de en sağlıklı veri yukarıda ses kayıtlarını verdiğim kolluk kuvvetleri personeli sayılarını kıyaslamak. Ben de bunu yaptım.

Örneğin; Yüksel Yalçın seminerde yaptığı konuşmada “Bursa, Balıkesir ve Yalova İllerinde toplam 5300 Polis, 4800 Jandarma ve 3500 Özel Güvenlik elemanı görev yapmaktadır” bilgisini veriyor. 11. CD içinde yer alan “EK-B KOLLUK KUVVETLERİ VE ÖZEL GÜVENLİK TEŞKİLATLARI PERSONEL DURUMU 29.01.03” isimli belgede, Bursa ilinde toplam 2331 Polis, 1659 Jandarma, 3188 Özel Güvenlik Teşkilatı ve 100 sivil Savunma Müdürlüğü personeli, Yalova ilinde toplam 751 Polis, 441 Jandarma, 101 Özel Güvenlik Teşkilatı ve 4 sivil Savunma Müdürlüğü personeli olduğunun belirtildiği, Balıkesir ilinde toplam 2191 Polis, 2742 Jandarma, 249 Özel Güvenlik Teşkilatı ve 30 sivil Savunma Müdürlüğü personeli olduğunun belirtildiği, bilgisi var. Bu bilgilere göre bu üç ilde görev yapan toplam polis sayısı 5273, toplam jandarma sayısı 4842, ve toplam özel güvenlik personeli 3538 kişi. Bingo! Yüksel Yalçın’ın ses kayıtlarında verdiği rakamlarla 11. CD’de yer alan dosyalardaki rakamlar örtüşüyor.

Balyoz savunucularının sahte dediği bu dosyalar için de muhtemel savunmaları da diğer savunmaları gibi olacaktır. “Ses kayıtlarını dinleyen bir çete bu rakamları yazmış” diyeceklerdir. Bir dakikalığına bu savunmayı gerçek kabul edelim. O halde 1. Ordu Komutanı’nın emri ile hazırlanan il il kolluk kuvvetleri personel durumun anlatan listeler nerede? 11. CD’de yer alan liste sahte bir listeyse ıslak imzalı belgelerle hazırlanması emredilen ve seminer ses kayıtlarında konuşulan Kolluk Kuvvetleri Personel Durumu’na ilişkin listeler neden ortada yok? Nasıl kayboldu?

Bir seminer çalışmasının parçası olan bu listeler neden gerçek olduğunu iddia ettiğiniz diğer CD’lerde yok? O halde şu iki ihtimalden birini kabul edeceksiniz. 1) O seminerde konuşulan listeler 11. CD’de yer alan listeler. Bu nedenle 11. CD’de yer alan dosyalar gerçek. 2) Ast düzey subaylar komutanın açık emrine rağmen böyle listeler hazırlamadı, o seminerde konuşulan rakamlar hayali rakamlardı, bu nedenle de seminer CD’lerinde yer almıyor. Askerî disiplini az çok bilen bir kimse ikinci şıkkın gerçek olmayacağını bilir sanırım. Biri bana bu çelişkiyi mantıklı bir argümanla açıklayabilir mi?

Yarın, Balyozcular neden böyle listeler tutuma ihtiyacı duyuyor. Yine ses kayıtlarından delillerle önünüze koyacağım.


[email protected]

 

Haberimizi okuduğunuz için teşekkürler…

Okuduğunuz bu metinler sesi kısılan, nefesi kesilen insanların sesine ses, nefesine nefes verme çabası. Bu çaba, karınca kararınca Nemrut'un ateşine karşı "yerimiz belli olsun" çabası. Bu çaba, 'zalim zulmederken sen ne yaptın?' diye sorulduğunda "dik durdum" deme çabası. Bu çabanın devam etmesini isteyen dostlarımız aşağıdaki ürünü alarak destek verebilirler. Desteğiniz için yürekten teşekkürler.

Bu yayınların devam etmesi için verdiğiniz destek için çok teşekkürler...