Ankara’da darbe girişimi kapsamında Özel Kuvvetler Komutanlığı Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığında meydana gelen olaylara ilişkin açılan davada yargılanan, olay tarihinde binbaşı olan Hüseyin Çakıroğlu, darbe girişiminden haberleri olduğunu iddia ettiği Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ve Özel Hava Alay Komutanı Albay Ümit Tatan’dan şikayetçi oldu.

Ayrıca uçakla Ankara’ya gelen darbeci general Semih Terzi’yi darbe girişimi gecesi helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı’na götüren Pilot Binbaşı Mehmet Sağlam, 27 yıllık asker olduğunu, 17 yıldır pilot olarak görev yaptığını belirterek, Darbeci Semih Terzi’nin Diyarbakır’dan Ankara’ya Albay Ümit Tatan’ın kumpasıyla geitirildiğini açıkladı.

Ümit Terzi’yi almaya giden uçağın uçuş yasağına rağmen nasıl ve kimin emri ile kalktığının sorgulanması gerektiğini belirten Mehmet Sağlam, Albay Ümit Tatan’ı işaret ederek şunları söyledi:
“Uçuş yasağı 19.30 sıralarında veriliyor. Ancak Genelkurmay ve Özel Kuvvetler Komutanlığının emri ile Alay Komutanı Albay Ümit Tatan’ın gösterdiği bayağı bir çaba ile uçak kalkıyor. Uçağın Ankara’dan kalkışı, Diyarbakar’a varışı, tekrar oradan havalanıp Ankara’ya gelişi ile ilgili tüm konuşma kayıtlarının incelenmesini istiyorum. Uçağın kalkması için çaba gösterenler kahraman, biz ise terör örgütü üyeliğinden cezaevindeyiz.”
 
TATAN’IN TELEFON KAYITLARI İNCELESİN
Ümit Tatan’ın ifadelerinde kendisine yönelttiği suçlamaları kabul etmeyen Mehmet Sağlam, “Ümit Tatan’ın 15 Temmuz günü yaşananlar ve yaşanması olası şeylerden haberi olduğunu düşünüyorum. İfadesinde hep helikopterlerin kalkışından bahsediyor ancak uçuş yasağına rağmen uçağın kalkmasından hiç bahsetmiyor. Saat 20.00 ile 23.30 arasında Tatan’ın telefon kayıtlarının incelenmesini istiyorum. Kimlerle görüştüğü araştırılsın. Onun bu olanlardan haberi olmaması mümkün değil” dedi.
 
EMNİYET’TE HERKES BİR TARAFTA İNLİYORDU
16 Temmuz sabahı, odasındayken, Semih Terzi ile birlikte Diyarbakır’dan gelen ve alayda kalan 5-6 kişilik ekip tarafından gözaltına alındığını belirten Sağlam, “Ben yıllardır terörle mücadelenin en ön saflarında yer almış biriyim. Kaç defa ateş altında delik deşik olmuş helikopterle döndüm. Sırf emirlere uyduk diye gözaltına alındık. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ve Alay Komutanı Ümit Tatan’ın emri ile iki gün bize işkence yapıldı. Ters kelepçe takılıp, ayaklarımız koli bantla bağlandıktan sonra beton zeminde bekletildik. İki gün hiç yemek verilmedi. Şişe kapağı ile birkaç kez su verildi. Silah arkadaşlarımız bizi polise teslim ederken, ‘Gereğini yaparsınız’ dediler. Onlar da ‘merek etmeyin şırıngayla kan alacağı’ dediler. Emniyette herkes bir köşede inliyordu. Bundan sonrasını anlatmayacağım çünkü eşim de salonda” diyerek ifadesini tamamladı.
ÇAKIROĞLU DA ALBAY TATAN’I SUÇLADI
Mehmet Sağlam’ın ardından ifadesi alınan Binbaşı Hüseyin Çakıroğlu olay günü nöbetçi subay olduğunu belirtti. Çakıroğlu, 15 Temmuz günü 19.30 sıralarında Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan uçuşların yasaklandığı yönünde emir geldiğini belirterek, “Alay Komutanı Ümit Tatan, bizim de anlam veremediğimiz bir şekilde Semih Terzi’yi getirmek için havalanan uçağın kalkışını takip etti. Uçuş yasağı hatırlatılmasına rağmen, ‘Bu uçuş için izin aldık. Bunun dışında uçuş olursa bana haber verin’ dedi. 19.30’da uçuş yasağı bildirilmiş. 20.45’de beni aradı ve 21.15’de uçağın kalmasını istedi” diye konuştu.
AKSAKALLI VE TATAN’IN DARBE GİRİŞİMİNDEN HABERİ OLMAMASI MÜMKÜN DEĞİL 
Alayda bulunanların acil durum emrinin terör olayları nedeniyle verildiğini düşündüklerini ve bu nedenle emirlere uyduklarını anlatan Çakıroğlu, “Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ve Alay Komutanı Ümit Tatan’ın, saat 23.30 sıralarına kadar darbe girişiminden haberlerinin olmaması mümkün değil. Alayda hiç kimse bize bunun darbe girişimi olduğunu söylemedi. Bize haber vermedikleri için Aksakallı ve Tatan’dan şikayetçiyim. Biz bütün olanlara rağmen emir komuta zinciri içerisinde hareket ettiğimizi düşündüğümüz için görev yerimizi terk etmedik. Sonra gözaltın alınıp cezaevine atıldık” dedi.
Diğer sanıkları gibi Çakıroğlu’da gözaltında işkence gördüğünü anlattı. Duruşma, yarın devam edecek.
İFADELER SEMİH TERZİ’NİN EŞİNİNİN İFADESİYLE ÖRTÜŞÜYOR 
Özel Kuvvetler komutanlığında öldürülen Semih Terzi’nin eşi de verdiği ifadede

“13 Temmuz’da kendisine eşi Semih Terzi’nin telefonundan “(Zekai Aksakallı’nın eşi) Nursel Hanım’ı ara, annemin hasta olduğunu söyle ve Ankara’ya gelmemi iste. Mesajı hemen sil.” yazılı mesaj geldiğini anlatmış bu mesajı tereddütle karşıladığını açıklamıştı.

Eşinin Ankara’ya gelmek için kendisini aracı kılacağını düşünmediğinden tereddüt ettiğini söyleyen Terzi, şunları söylemişti:

“Yine de Nursel Aksakallı’yı aradım, kayınvalidesinin sağlık durumunu sordum. ‘Benim kayınvalidemin de şeker hastalığı var.’ dedim. Üzülünce şekerinin yükseldiğini söyledim ama Semih Terzi’nin Ankara’ya gelmesiyle ilgili bir ifade kullanmadım. İzin mevzusunu konuşmadık. Daha sonra mesajı onun atıp atmadığını anlamak için hemen eşimi aradım. Ona mesajdan hiç bahsetmedim. ‘Nursel Hanım’ı aradım, annemin hasta olduğunu söyledim.’ dedim. O da bana ‘Neden aradın Nursel Hanım’ı? Annem hasta mı ki?’ diye sordu. Bunun üzerine mesajı onun yazmadığını anladım. Bir şekilde biri onun adına yazmış ancak bunu konuşmadım çünkü 24 Temmuz’da Ankara’ya gelecekti, o zaman konuşuruz diye düşündüm.”

Nazire Terzi, “Semih Terzi’nin o gün Ankara’ya geldiğini bile bilmediğini” belirterek “Kendisiyle hiçbir görüşmem yok. Sadece 00.30’da nasıl olduğunu merak ettiğim için ‘Nasılsın?’ diye mesaj attım. O da bana ‘Çocuklarla birlikte karşı komşuda kalın.’ dedi. Çocuklarla oraya gittim ve endişelenmesinler diye televizyonu açmadım. Kız kardeşim mesaj atarak beni bilgilendirdi.” diye konuşmuştu.

ZEKAİ AKSAKALLI’NİN İFADESİNDEKİ ÇELİŞKİ

Özel Kuvvetler’de Semih Terzi’yi öldürme emrini verdiğini belirten Zekai Aksakallı ise savcıya verdiği ifadede Semih Terzi’nin annesinin değil babasının hastas olduğunu söylediğini ifade etti. Aksakallı şöyle demişti: “Darbeci general Semih Terzi, öğleden önce babasının rahatsızlığını ifade ederek izin talebinde bulunması üzerine o güne planlı Özel Kuvvetler kurye uçağından istifade ederek Ankara’ya gelmesine müsaade ettim.”

Oysa iki pilotun ifadesinde ortaya çıkan yalın gerçek şu: Zekai Aksakallı’nın “o güne planlı Özel Kuvvelter kurye uçağı” denilen uçak tüm uçuşlar dururulamuş olmasına rağmen, darbe sürecine müdahale resmen başlamış olmasına rağmen, Ankara’dan 21:15 de kaldırılarak Diyarbakır’a gönderilip Semih Terzi alınarak Ankara’ya getirtiliyor. Bunu yapan kişi ise Zekai Aksakallı’nın en yakın adamlarından Ümit Tatan.

Şimdi herkesin merak ettiği soru şu:

Semih Terzi bir kumpas kurularak mı Diyarbakır’dan Ankara’ya getirildi?

Uçuş yasağı olmasına rağmen, hem de artık askerler İstanbul’da köprüyü tuttuğu saatte Ümit Tatan o uçağı nasıl kaldırıp Semih Terzi’yi Ankara’ya getirtti?

Semih Terzi komutanından “babasının hasta olduğunu söyleyerek izin aldıysa, eşini annesinin hasta olduğunu söyleyerek Aksakallı’nın karısını araması noktasında neden girişimde bulunsun? Zekai Aksakallı’nın eşi Aksakallı’ya aracılık etti mi? Ettiyse Aksakallı Semih Terzi’nin talebindeki “babasının hasta olduğu” bilgisiyle eşinin söylediği “annesinin hasta olduğu” bilgisini muhakeme edip Terzi’nin yalan söylediğini anlayamadı mı?

Mahkeme iki askerin ifadelerini derinlemesine inceleyecek bu çelişkileri ortaya çıkaracak mı?