İsrailliler Mavi Marmara Eylemcileri ile Bakın Ne Diye DALGA GEÇMİŞLER

6 yıl önce o gemide olan isimlerden birisi olan Mavi Marmara eylemcisi İbrahim Sediyani AKP ve İHH’ye isyan etti.
“MAVİ MARMARA YOLCULARI AKP TARAFINDAN ALDATILDIKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR”
“İslam ile İslamcılık çok farklı. İslam bir din, İslamcılık ise bir ideolojidir. Dünyanın en rezil ideolojisi. İslamcılık’ın ne olduğunu “Allah, Kuran, Kitap” adına her türlü pisliğin yapılabilmesinden artık anlıyoruz.” diyen Sediyani “Mavi Marmara yolcuları AKP tarafından aldatıldıklarını düşündüler. Baskın olduğunda müthiş öfke vardı Türk devletine” yorumunda bulundu.
Cumhuriyet Gazetesine konuşan Mavi Marmara eylemcisi İbrahim Sediyani, Mavi Marmara olayıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
* Bugünden baktığınızda AKP’nin Mavi Marmara vakasıyla ne yapmaya çalıştığını düşünüyorsunuz?
Bile bile ölüme gönderdiler. Kurbanlık koyun gibi. Bunun Suriye, Mısır olaylarıyla, Osmanlı hayalleriyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Belki danışıklı oyundu. AKP’yi İslam dünyasına pohpohlamak için. Suriye’ye, bölgeye dizayn vermenin temeli 2006’da atıldı. 33 gün süren Lübnan Savaşı’nda İsrail’in Hizbullah’tan yenilgi tattığı ilk savaştan sonra. İsrail ilk kez yenilince, iki yeni strateji belirlendi: Birincisi Hamas’ı evcilleştirmek, ikincisi Hizbullah’ı silahsızlandırmak. Birincisi kolaydı, ama ikincisi için Şam rejiminin yıkılması gerekiyordu. Bu görev de Erdoğan’a verildi.
‘Bunlarınki dindarlık değil’
Bu durumda AKP kitlesi kullanıldığını düşünüyor olmalı..
Bir tiyatro sergilediler, mazlum halkları dert edinen insanları kullandılar. Biz din, dil, ırk ayrımı yapmadan zulme duyarlı insanlarız. En azından ben kendi adıma söyleyebilirim. Ha Gazze, ha Şırnak, Cizre… Kürtler öldürülüyor, şehirleri yakılıyor, gazeteciler ve akademisyenler fikirlerini söylediler diye tutuklanıyorlar. Alevilere baskı yapılıyor. Bizim için dünyanın neresinde zulüm varsa mazlum mazlumdur. Ama birileri böyle bakmıyormuş demek ki. Ortadoğu’ya yönelik planları, iç politikada başkanlık ve halifelik hevesleri varmış, bizi bunun için kullanıyorlarmış. Tek kelime ile diyorum ‘lanet olsun’.
Hırsızlık, yolsuzluk, kayyımlar, insanları diri diri yakmalar. Bu nasıl iş? Seni herkes sevmek zorunda mı, desteklemek zorunda mı? Allah peygamberlere bile vermediği yetkiyi size mi verdi? Bunlar insanların inançlarına ve İslama zarar veriyorlar. Bunlarınki dindarlık değil, dincilik.”
İSRAİLLİLER, MAVİ MARMARA EYLEMCİLERİ İLE DALGA GEÇMİŞ
İsraillilerin Mavi Marmara eylemcileri ile dalga geçtiğini söyleyen Sediyani, İsrail polis ve gardiyanları ile aralarında geçen bir diyaloğu anlattı:
* Baskından sonra neler oldu?
Bizi Aşdod Limanı’na çektiler, akşam vakti oldu. Tek tek dışarı çıkarıp foto çektiler. Bir iki muayeneden sonra Negev Çölü’ndeki Beer-Şeva kentindeki Ela Hapishanesi’ne götürdüler. Biliyor musunuz, bu hapishaneyi inşa eden Türk devletidir, Türk müteahhitlerdir. Bizi oraya götürdüler. Hapse girdikten sonra sıkıntı bitti. İsrail askerlerinin aksine gardiyan ve polisler gayet insani davrandılar. Bazıları ne diyordu biliyor musunuz? “Siz salak mısınız, bizim ve sizin devletiniz dünyanın en iyi dostudur. Sizi kullanıyorlar. Bu AKP sizi kullanıyor.” Bazı arkadaşlarımız güya ‘mücahitlik’ tasladı.
İsrail polisleri su verince ‘Biz sizin suyunuzu içmeyiz’ dediler. Onlar da “Bizim suyumuz mu? Yav siz harbiden salakmışsınız ya. Bu bizim suyumuz değil ki, bu sizin suyunuz, sizden geliyor” diye dalga geçtiler. Su şişesine baktık, üzerinde “Made in Turkey” yazıyordu. Rezil olduk. Ben orada ne kadar salak olduğumuzu anladım.
‘Anlaşma ile Gülen’in dediği noktaya geldiler’
* İsrail’le yapılan anlaşma için ne düşünüyorsunuz?
Hükümet bu anlaşmayı zafer olarak yutturuyor. Aşdod üzerinden Gazze’ye yardım gidecekmiş. Dünyanın en geri zekâlı insanı olsa buna inanmaz. Zaten gidiyordu. İsrail bizi Gazze’ye yardım götürüyoruz diye engellemedi ki. Biz yardımı Aşdod değil doğrudan götürmeye çalıştığımız için saldırıya uğradık. Kaptan ve İHH organizatörleri Aşdod’u kabul etseydi yardımlar gidecekti, biz de burnumuz kanamadan dönecektik. İnat ettiler. Şimdi sen İsrail’in talebini yine İsrail’e kabul ettiriyorsun. Güvenlik Konseyi’nin 8 Ocak 2009 tarihli 1860 sayılı kararı ablukanın hukuksuz olduğunu söylerken bu anlaşmayla İsrail’in ablukasını ilk tanıyan, meşru gördüğünü resmen ilan eden Türkiye oldu.
* İsrail’in özür dilemesi ve tazminat vermesine ne diyorsunuz?
Hayır, İsrail ne özür diledi ne tazminat ödeyecek. Kendisini bağlayan bir şey yapmıyor. İsrail’deki bir vakıf üzerinden Türkiye’deki fona 20 milyon dolar bağış yapılacak. İsrail devleti olarak yapmayacak, tazminat yükümlülüğü yok. Neden biliyor musunuz? Bu olayda taraflardan biri İsrail Devleti’dir ama öteki Türkiye değildir. Gemi Komor Adaları bandıralı. İsrail’in Erdoğan’a telefon açması, paranın fona verilmesi resmi değil. Ama bunca yolsuzluğa karşılık “Kardeşim adamlar yol yaptı” diyen bir güruh hukuktan ne anlar?
* Anlaşmanın AKP kitlesi için anlamı ne?
Bugün bizde ‘zafer’ diye sunulan metinde İsrail’in açık açık müdahalede haklı olduğu, sadece orantısız güç kullandığı yer alıyor. İmzalanan budur. Biraz akıl olsa AKP kitlesi suratlarına tükürürdü. Karşılığında İsrailli yetkililere açılmış tüm davalar düşüyor. Türkiye ablukanın kaldırılması şartından vazgeçti. Fethullah Gülen’in o dönemde ‘Otoriteden izin alınmalıydı’ lafına geldi yani.
İbrahim Sediyani kimdir?
Mavi Marmara’dan sağ kurtulan İbrahim Sediyani, bir gazeteci, yazar, şair, seyyah ve doğa aktivisti. Almanya’da yaşıyor ve Türkiye vatandaşı bir Kürt. Kürtçe edebiyatın ilk çizgi çocuk kahramanı cici kız ‘Guldexwin’in yazarı.
Türkiye’de isimleri değiştirilen yerlerin eski gerçek isimlerini araştırıp bir araya toplayan ‘Adını Arayan Coğrafya’ kitabının yazarı. Yayımlanmış 6 kitabı bulunuyor. Dünyanın dört bir yanına yaptığı gezilerini aktardığı ve Farsça, Uygurcaya da çevrilmiş ‘Seyahatname’siyle ünlü. Almanya, İsviçre, Liechtenstein, Makedonya, Yunanistan, Doğu Türkistan, Türkiye medyasında haberler ve makaleler kaleme aldı. Malcolm X hayranı olduğu için oğlunun ismini de Malcolm koydu. Avrupalı filozoflar, Sediyani’yi Yahudi edebiyatçı ve aktivist Hannah Arendt’e benzetiyorlar. Yazıları halen Taraf gazetesinde ve kişisel www.sediyani. comsitesinde yayımlanıyor.
CumhuriyeT





