Sözcü yazarı Saygı Öztürk Efkan Ala ve başka siyasetçilerin ve istihbaratçıların ileri sürdüğü “canlı bomba eylemini önledik” sözünün nasıl bir yalan olduğunu yazdı. Öztürk “önledik dediğiniz eylemlerle ilgili neden bir tek savcılık iddianamesi yok?” diyerek o yalanı çökertti. İşte Öztürk’ün bugünki yazısının ilgili bölümü:
Terör örgütlerinin büyük can kayıplarına yol açtığı “canlı bomba”, “bomba yüklü araç” eylemlerinden sonra, bazı yetkililer, “Bu eylemi önleyemedik ama daha önce 100’e yakın eylemi önledik” derler. Eğer son bir yılda 100’e yakın canlı bomba eylemi gerçekleştirilmek istendiyse vay ülkemizin haline…
Peki bu eylemler önlendiyse, zanlıları hakkında hiç iddianame düzenlendiğini, dava açıldığını duydunuz mu? “Turizme darbe vurmaması için açıklamadık” derlerse de sakın inanmayın. Bu ülkede “gizli” kalması gerekip de açıklamadıkları herhangi bir şey yok. İstihbarat birimleri de “istihbarat zaafı var” eleştirilerinden kurtulmanın yolunu bulmuşlar. Değişik aralıklarla gönderilen genelgeler, yaşanan olaylara göre şekillenir.
Her genelgede bölücü ya da dinci örgütün hedefleri arasında havalimanları, askeri tesisler, polis karakolları, asker ve polis lojmanları, köprüler mutlaka belirtilir. Eğer bunlardan birisine eylem yapıldıysa “istihbarat önceden uyardı” denilir. Oysa istihbarat dediğiniz de “ne, nerede, ne zaman, nasıl, kim?” sorularının cevabının olması gerekir. Hiçbirinin cevabı olmadan hazırlanan not sadece “durumu kurtarmaya” dönüktür.





