Bülent Keneş Orhan Veli’nin İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı şiirini günümüze uyarladı, karşımıza enfes bir hiciv çıtı.

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı
Önce kupon arsalar peşkeş çekiliyor,
Hızlı mı hızlı pazarlanıyor
Lüks daireler rezidanslarda
Yakınlarda, çok yakınlarda,
Yamyamların hiç durmayan çığlıkları
İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı

 

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı;
Para basan AVMler, derken;
İnsanlar trafikte sürü sürü, çığlık çığlık.
Ahlar çekiliyor otobanlarda;
Bir müteahhitin göğe değiyor başı;
İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı;
Çil çil para pazarlar, çarşı
Muktedirsen senindir en büyük parsa
Rant paralarıyla dolar avuçlar
Haz sesleri geliyor toklardan
Güzelim bahar rüzgarında yellenme kokuları;
İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda muktedir olmanın sarhoşluğu
Boşverdim lakırtıları, bir sürü lafı;
Sinmiş ahalinin ürkekliği sayesinde
İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı;
Bir müteahhit geçiyor yan tarafımdan;
Küfürler, “Bu milletin anasını… ” demeler.
Diğeri eşiyle geliyor gerine gerine;
Ortanca olmalı;
İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul’u dişliyorum, gözlerim kapalı;
Millet çırpınıyor etkinliklerimde;
Gerçek beni biliyorlar mı bilmiyorum;
Bu düzenim daha ne kadar sürer bilmiyorum;
Ne gelir bilmem yaşananların arkasından
Ağzımdaki şapırtıdan anlıyorum;
İstanbul’u dişliyorum.