1950-2015 Döneminde Cumhuriyet Halk Partisi kendi ismi ile 13 seçime girmiş. Aldığı toplam oy oranı; 399.9. Bunun ortalamasını aldığınızda ortaya çıkan rakam; 30.76. CHP’nin Türk siyasi hayatında olmadığı dönemlerde ise bu kitleyi nispeten DSP, SHP ve Halkçı Parti temsil etmiş. Bunların girdiği seçim 4, aldıkları oy oranı 97.64, ortalamaları ise 27.585. CHP ile bu partilerin ortalamasını aldığınızda 29.309 gibi bir rakam çıkıyor.
En başarılı dönemi 1977 seçimleri. Ecevit liderliğinde 41.38 oy almış. En başarısız dönemi ise 2002 seçimleri ve Baykal liderliğinde alınan toplam oy 19.41.
CHP’nin kendi ismi ile girdiği seçimlerin ortalamasını alırsanız (30.76), Ecevit’in 1977 seçimlerinde aldığı 41.38’in 10.62 gerisinde gidiyor. Bunu Baykal’ın aldığı oy oranları ile kıyaslayacak olursanız (19.41), 11.35 ileride olduğu görülüyor. Eksi (10.62) ile artının (11.35) ortalaması 10.98. Bu en kötü zamanlarında kaybedilmiş, en iyi zamanlarında kazanılmış bir rakam.
Kılıçdaroğlu’nun girdiği 3 seçimdeki ortalaması ise 25.41. Yukarıdaki 10.98 rakamını burada eksi artı yaparsanız; göreceği en kötü 14.43, en iyi 36.39 olur. Ben en iyinin görüldüğü dönemde kitlesel sinerjinin bu oranı 40’lara taşıyacağını düşünüyorum.
Peki, en kötüye gitme ihtimali var mı?
Bence var. CHP’nin gerek en iyi ihtimali gerekse de en kötü ihtimali görmesine etki edecek faktör, HDP olur. Her ne kadar da bu hareket bir nevi Kürt ulusalcı hareketi olarak belirmiş olsa bile dönüşerek devam ediyor. Demirtaş’ın dili bu dönüşümün bir yansıması. Hem Haziran seçimlerinde hem de Kasım seçimlerinde toplum nazarında karşılığını da buldu. Bir kazaya uğramaz ise Kürt oylarından aldığı desteğin yanında sol, sosyal demokrat ve hatta bir kısım Alevi seçmenini de kendisine doğru çekebilir. Böyle bir süreç CHP tabanından hatırı sayılır oy oranının HDP tabanına kaymasına neden olur. Bu eğilimi tabanın tıkanmış siyaseti açma gayreti olarak değerlendirilebilir. Çünkü Türkiye’de enteresan tepkiler veren bir seçmen kitlesi var.
CHP açısından iyi ihtimal de şu; HDP Haziran seçimlerinde 13.12, Kasım seçimlerinde 10.76’lık oy aldı. Bunun ortalaması 11.94 eder. Fakat bu partinin politik geleceği soru işaretleri ve risk içeriyor. Eğer Kürt ulusalcılığına takılır kalırsa ya da Kürt şahinlerine teslim olursa büyük bir ihtimalle Kürt seçmeni kendisinden ümidi keserek farklı alternatifler arayabilir. Bu aşamada eğer CHP eğer ulusalcı reflekslerini aşabilir ve sürece yeni bir Kürt vizyonu ile dâhil olabilirse makûs talihini kırabilir diye düşünüyorum.
Ya da Ahmet Altan’ın da bir konuşmasında vurgu yaptığı üzere CHP-HDP birlikteliği ile CHP’yi merkez alacak yeni bir siyasi yaklaşım hem CHP’yi sosyal demokrat bir zemine oturtur hem de sağ karşısında denge unsuru haline getirebilir. Ayrıca böyle bir gelişmenin Türkiye’nin Kürt meselesine katkı sağlayacağını da gözden ırak tutmamak gerekir.
Devam edeceğim…





