Dolar nereye gidiyor, siyasi risk ne kadar büyük?

Dolar neredeyse 2.75 TL oldu. Seçimlerden önce doların 2.80 olacağını söylediğimde yine küfür etmişler, yine hakaret emişlerdi. Sanırım yine yanıldım. Erdoğan germeye devam eder, istikrarsızlık unsuru olarak dünyaya posta koymayı bırakmazsa, ki bırakamaz, Dolar seçimlerden önce 3 TL sınırına dayanacak.

Türk ekonomisi öyle bir hal aldı ki artık Doların rekor kırmadığı gün yok. Türkieye’de artık istikrarlı üç şey var. Aslında bu üş şey de birbirine bağlı. Bunlar, 1) Erdoğan’ın sürekli konuşması, sürekli birilerine kafa tutması, sürekli birilerini düşmanlaştırıp şeytanlaştırması, buna bağlı olarak 2) Doların sürekli yükselmesi, ve tabi ki dolara bağlı olarak da 3) akaryakıt fiyatlarının sürekli yükselmesi…

Artık Anadolu’da AKP’ye oy veren orta ve küçük esnaf Erdoğan’a karşı homurdanmaya başladı. “Cumhurbaşkanıysa cumhurbaşkanlısğını bilsin, ne orda burda konuşup piyasanın dengesini bozuyor” diye homurdanmaya başlayan koyu AKP’li esnaflar biliyorum.

Onlar homrdandıkça ben “daha bu iyi günlerimiz” diye içimden geçirdim.  Seçimlerden önce ‘Erdoğan’a oy vermek kaosa vermektir, Erdoğan istikrar getirmez kaos getirir’ dediğimde de yemediğim hakaret kalmamıştı.

Açık ve net olarak yazayım: daha bu iyi günlerimiz. Seçmen Erdoğan’ı susturmadığı sürece onun susacağı yok. O susmadığı sürece de doların düşeceği yok.

Erdoğan Türkiye’yi bölgenin ve dünyanın istikrarsızlık unsuru yapmaya devam ederse, Allah korusun, iç savaş çıkar. AK Partizanlar ister anlasın ister anlamasın ama sosyolojinin gerçeği bazan matematiğin gerçeğinden daha keskindir. Öngrülmesi zordur ama sosylojik değişimi göremeyen ülkeler kaosa batmıştır, kaosa batar. Kuzeyde Ukrayna, Güneyde Suriya ve Irak bu gerçeği yüzümüze çarpıyor ama AKP kaç ihale yapıp, yüzde kaç alacaklarıyla ilgili gibi görünüyor.

Erdoğan’ın Türkiye’ye yaptığı tek kötülük, koca ülkeyi dünyadan soyutlaması değil. Erdoğan Türkiye’yi bir miyop ülke haline getirdi. Koca ülke ne etrafında olanları görebiliyor, ne de içinde olacakları. IŞİD elini kolunu sallaya sallaya konsolosluk basıyor bizimkiler bunu göremiyor. Suriye’de PKK devlet kuruyor bizimkiler bunu göremiyor. Esat bir ayda gidecek diyor Esat gitmediği gibi herkes artık AKP’nin gideceğini konuşmaya başladı.

Gezi’de toplumsal patlama yaşanıyor bunu öngöremiyor. Varsa yoksa elinde kalan tek şey şiddet uygulayarak toplumsal patlamaları bastırmaya çalışıyor. Dahası, Türkiye toplumu hipnoz edilmiş bir durumu yaşıyor. Ya Erdoğan aşığı, ya Erdoğan düşmanı bir topum var ortada. Bu iki hal de hipnoz halidir. Bu halin en acı sonucu kaostur, iç çatışmadır, ekonomik bataktır.

Daha dün eski Türk Amerikan Konseyi Başkanı James Holmes ABD başkentinde yapılan toplantıda Türkiye’ye giden batılı yatırımların giderek azaldığını açıkladı. Bu şu demek: Batılı yatırımcı Türkiye’deki siyasi riski görüyor. Türkiye’de yatırımı olan, zararına da olsa malını mülkünü satıp kaçıyor. Citibank bunlardan biri. Yeni yatırımcı gelmiyor. Batılı yatırımcılar fırtınayı gördükleri için erkenden önlem alan akıllı insanlar. En son HSBC Türkiye’den çıkmaya karar verdi.

Londra ve New York merkezli iş çevreleri için Türkiye’de siyasi risk analizleri yazdığım için biliyorum. Türkiye için en büyük siyasi risk Erdoğan’nın devletin kurum ve kurallarını altüst etmesi ve kural tanımazlığı. Önümüzdeki seçimde seçmen Erdoğan’ı susturacak bir oy vermezse, özellikle AKP’nin anayasayı değiştirecek oy alması durumunda, Türkiye’den çıkmaya hazırlanan bir çok yabancı yatırımcı var.

 

 

 

Haberimizi okuduğunuz için teşekkürler…

Okuduğunuz bu metinler sesi kısılan, nefesi kesilen insanların sesine ses, nefesine nefes verme çabası. Bu çaba, karınca kararınca Nemrut'un ateşine karşı "yerimiz belli olsun" çabası. Bu çaba, 'zalim zulmederken sen ne yaptın?' diye sorulduğunda "dik durdum" deme çabası. Bu çabanın devam etmesini isteyen dostlarımız aşağıdaki ürünü alarak destek verebilirler. Desteğiniz için yürekten teşekkürler.

Bu yayınların devam etmesi için verdiğiniz destek için çok teşekkürler...