Şubat ayında Boston’da katıldığım bir konferansta nisan sonu mayıs ayı itibariyle AKP oylarının yüzde 50’nin altını göreceğini belirtmiştim. O süreçte AKP’nin oyları yüzde 55 civarına dayanmış ve ivme yukarı doğru görünüyordu. Doğrusu bir siyasi gözlemci için o dönemde çıkıp AKP’nin seçim grafiğinin durağan olabileceğini söylemek bile riskliyken mayıs ayına kadar AKP’nin ivme 50’nin altını göreceğini söylemek çılgınlıktı. Ancak Türkiye’de siyasal network’ların seçmen davranışlarına etkisini bilen herhangi bir kimse trendin ne yöne kayacağını kolayca tahmin edebilirdi. Benim de yaptığım bu.

Gördüğüm kadarıyla AKP çevrelerinde yüzde 50 bir psikolojik sınır oluşmuş ve AKP yüzde 50’nin altına düşüyor deyince inanılmaz bir reaksiyonla karşılaşıyorum. Sanırım bunun temel nedeni de AKP’nin 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yüzde 50’lik psikolojik sınırın üstünde girme düşüncesiyle ilgili.

Sanırım AKP yüzde 50 psikolojik sınırı korumak için çok akıllı bir strateji izliyor. AKP’yi yüzde 50’nin altında gösteren bir anket ortaya çıkınca hemen ertesinde bir AKP medyasında AKP’yi yüzde 50’nin üstünde gösteren anketler arkası arkasına yayınlanıyor ve böylece toplumdaki yüzde 50 psikolojik sınırı muhafaza edilebiliyor. AKP açısından çok akıllı bir strateji bu.

Bu akıllı stratejinin son örneği son iki gün içinde yaşandı. Metropoll araştırmasına göre nisan ayında AKP yüzde 48 civarında görünüyor. Bu da benim şubat ayında yaptığım projeksiyonla paralel bir sonuç. AKP kurmayları yüzde 50 psikolojik sınırını kırmamak için hemen yeni bir anket sonucu açıkladılar. Yalçın Akdoğan Star’da Pollmark araştırma şirketinin nisan ayı araştırmasını yayımladı. Buna göre AKP nisan ayında yüzde 52,4 görünüyor.

Önümüzdeki dönemde yeni anket şirketleri yeni veriler açıkladıkça daha net olarak göreceğiz ibrenin ne yöne döndüğünü.


En azından alternatifsizlik ve beceriksiz muhalefet nedeniyle AKP’nin bir dönem daha tek başına iktidar olacağı neredeyse kesin olduğuna göre, seçmen tercihlerinde ibrenin ne yöne döndüğü neden önemli?


İbrenin yönünün ne yöne döndüğü, AKP’nin politikaların yönünün belirlenmesine etki edeceği için çok önemli.
AKP seçmen eğilimlerini çok dikkate alan bir parti. Özellikle yüzde 50 psikolojik barajına kendini kilitlemiş AKP yönetimi, haklı olarak bu barajın aşağı doğru kırılmasını istemeyecektir. Bu nedenle de ibrenin yönü eğer aşağı dönmüşse bunun nedenini araştırıp kendi politikalarına yön vermek isteyeceklerdir. Ben bu nedenle çok önemsiyorum.

Şike olayı, Uludere olayı, MİT krizi, Cemaat’i tasfiye girişimleri, Suriye konusundaki başarısızlık, KCK ve Ergenekon’u salıverme girişimleri, AKP içinden gelen PKK ile müzakere sinyalleri, Erdoğan’ın yaptığı “28 Şubat dalgaları fazla yayılmasın” yönlü çağırı gibi seçmen davranışlarına olumsuz yansıyacak başarısızlıklar ortada.

AKP seçmenindeki trendin aşağıya doğru yönelişinin asıl nedeninin bu saydığım konuları infromel network’ların yorumlayıp kendi tabanlarına aktarımları sayesinde olduğunu düşünüyorum.

AKP, bu trendi süt dağıtarak, okullara Kuran dersi koyarak ve Fatih projeleriyle geçici olarak yukarı doğru döndürebilir. Ama orta ve uzun vadede oy oranını, yüzde 50 psikolojik sınırını aşağı düşürmemek için AKP’nin yeniden bir demokratikleşme hamlesinin öncüsü olması gerekiyor. Zira AKP şimdiye kadar hep yerleşik düzenle mücadele ederek tabanını korudu. Ne zaman AKP müzakereye girişti insanlar o zaman vozurdamaya başladı. Son süreçte bunun en net örneklerini görüyoruz.

AKP’nin seçmen tercihini etkileyen en önemli faktör özellikle AKP tabanında etkin olan informel network’ların tercihi. Yukarıda saydığım kısa süreye sıkıştırılmış yanlışlar nedeniyle infromel network’ların gözünde AKP’nin büyüsü bozuldu.

AKP şikecilerle ve eski düzenin borazanlarıyla aynı safta görünüyor, dolayısıyla halkın gözünde kıbleleri mi kaydı sorusu oluşuyor? Kendi adamlarını o holdinglerin yönetim kurullarına atayarak o holdingleri bağlıyor ama halk bunu görüyor. Tipik bir Mesut Yılmaz yöntemi bu. Medyayı bağla, muhalefeti sustur, vozurtu çıkmasın Erdoğan’ın karizması ve alternatifsizlikle yeniden yüzde 50 garanti diye bakıyor AKP yönetimi sanırım. Oysa Mesut Yılmaz’ın ANAP’ını bitiren o informel network’ların hoşnutsuzluğuydu ve ANAP o dönem bunları görmezden geldi. Şimdilerde AKP de bunları görmezden geliyor. Bu hoşnutsuzlukların AKP’ye yansıması ANAP’a yansımasından daha keskin olur. Zira o network’lar AKP ile daha iç içe. Zaten benim de şubat ayında AKP önümüzdeki mayısa kadar yüzde 50’nin altını görür dememe neden olan analizim buna dayanıyor.

Akademik olarak Türkiye’de informel siyasal network’larda çalışan bir kişi olarak yukarıda sözünü ettiğim her olay farklı farklı network’ları yaraladı. Uludere olayı AKP’ye oy veren Kürtleri, MİT krizi Gülen Cemaati’ni, Fenerbahçe ve Şike krizinde AKP’nin şikecilerden yana tutumu diğer futbol kulüplerinin taraftarlarını, KCK- Ergenekon konusundaki AKP’nin ikircikli tutumu geniş muhafazakâr kitleleri, anayasa konusundaki sessizliği de liberal aydın network’larını sarstı. 28 Şubat dalgaları fazla sürmesin mesajı medyada fazla tartışılmadı ama neredeyse tüm İslami network’ları sarstı. Bu nedenle AKP’nin tabanında sessiz ama derinden çatlamaları beklemek yanlış olmaz. Bunun seçmen davranışlarına yansıması yavaş olur ama kalıcı olabilir. Buna bir de AKP çevresindeki şımarık, kibirli ve küstahların tutumları eklenince halk iyice soğumaya başlıyor AKP’den.

Bu trendi tersine çevirmek için AKP yeniden demokratik reform tartışmasının öncüsü olmalı. Bunun için de yeni anayasa bir fırsat. Bu tartışmayı Başkanlık Sistemi gibi ikincil konularda değil demokratik reform tartışması temelinde götürürse yukarıda saydığım kırgınlıkları tamir edip yoluna devam eder. Bunu yapmazsa ben AKP’nin ağustos ayına kadar yüzde 45’ler civarına gerileyeceğini düşünüyorum.


[email protected]

Haberimizi okuduğunuz için teşekkürler…

Okuduğunuz bu metinler sesi kısılan, nefesi kesilen insanların sesine ses, nefesine nefes verme çabası. Bu çaba, karınca kararınca Nemrut'un ateşine karşı "yerimiz belli olsun" çabası. Bu çaba, 'zalim zulmederken sen ne yaptın?' diye sorulduğunda "dik durdum" deme çabası. Bu çabanın devam etmesini isteyen dostlarımız aşağıdaki ürünü alarak destek verebilirler. Desteğiniz için yürekten teşekkürler.

Bu yayınların devam etmesi için verdiğiniz destek için çok teşekkürler...